Kolorektal kanser önemli bir sağlık sorunudur ve en sık görülen üçüncü kanser türüdür. Lokal ileri rektum kanseri hastalarında “total neoadjuvan tedavi” adı verilen yeni bir tedavi yaklaşımı kullanılıyor. Bu, tümörü küçültmek için ameliyattan önce kemoterapi ve radyasyon terapisinin bir kombinasyonunu içerir. Hatta bazı hastalar, eğer kanserleri tedaviye çok iyi yanıt veriyorsa, acil ameliyat yerine “izle ve bekle” yaklaşımına aday bile olabilirler.

Klinisyenler, patolojik tam yanıt (pCR) olarak bilinen tedaviye tam bir yanıt ararlar; bu, kanserin doku örneklerinden kaybolduğu anlamına gelir. Hastaların yaklaşık %15 – 30’u bunu başarabilir. Bu hastaların ameliyattan önce belirlenmesi çok önemlidir çünkü ameliyattan tamamen kaçınıp kaçınamayacaklarına karar vermelerine yardımcı olur.

Tedavinin ne kadar etkili olduğunu değerlendirmek için klinisyenler endoskopi ve görüntüleme tekniklerini kullanır. Endoskopi, yaklaşık %85 ​​oranında tam yanıtı doğru bir şekilde tahmin edebilir ancak görünür alanın dışına yayılmış kanseri gözden kaçırabilir. MR taramaları radyasyon kullanmaması ve yumuşak dokuları net bir şekilde gösterebilmesi nedeniyle sıklıkla tercih edilmektedir. Ancak tedavi sonucunda yara dokusu oluşursa, MR kalan kanser hücrelerini tespit edemeyebilir.

Tedavi yanıtlarını daha iyi anlamak ve tahmin etmek için araştırmacılar radyomik gibi yeni yöntemlere bakıyor. Bu teknik, tümörün özellikleri hakkında ayrıntılı bilgi elde etmek için tıbbi görüntüleri analiz eder. Radyomikler, tedaviden önce ve sonra alınan görüntüleri inceleyerek kanserin tedaviye ne kadar iyi yanıt verebileceğini tahmin etmeye yardımcı olabilir.

Son çalışmalar, tümörün çevresindeki dokuyla (mezorektum adı verilen) birlikte analiz edilmesinin değerli bilgiler sağlayabileceğini göstermiştir. Bir çalışma, mezorektuma odaklanmanın tam bir yanıtı tahmin etmede en iyi sonuçları sağladığını buldu. Başka bir çalışma mezorektum çevresindeki yağ dokusunun da yararlı olabileceğini öne sürdü.

Çeşitli araştırmalarda bilim insanları, hastaların tedaviye ne kadar iyi yanıt verebileceğini tahmin etmek için MRI taramalarını analiz etmenin farklı yollarını karşılaştırdı. En doğru tahminlerin hem tümörün hem de mezorektumun birlikte analiz edilmesiyle elde edildiğini buldular. Bu yaklaşım, tam bir yanıtı tahmin etmede en iyi sonuçları veriyor gibi görünüyordu.

Bununla birlikte, radyasyonla tedavi edilen alanın tamamının analiz edilmesi, daha fazla araştırmayla daha iyi hale gelebilmesine rağmen, aynı performansı göstermedi. Bu yöntemleri geliştirmek ve tedaviye yanıt ve sonuçlara ilişkin tahminleri iyileştirmek için daha büyük hasta gruplarıyla ve çeşitli görüntüleme teknikleriyle gelecekteki çalışmalara ihtiyaç vardır.

Nergiz Dağoğlu